Konular: 2,182, Mesajlar: 5,707, Üyeler: 860
Online: 4
Ana Sayfa

Ana Sayfa     I     Forum Ana Sayfa     I     Forum Kuralları     I     İletişim


Geri git   Genç Beyinler - Bilgi Paylaşım Platformu > KİŞİSEL GELİŞİM > Evlilik ve Aile Hayatı

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-15-2010, 11:24   #1 (permalink)
Moderator
 
sahra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 793
Standart Mutluluğa giden üç basamak..

Mutluluğa giden üç basamak..

Genç kadın sızlanıyordu: "Eşim ne beni duyar ne anlar ne de sevdiğini dile getirir. Kendine ait bir dünya kurmuş orada tek başına yaşar. Sonra da bana "hiçbir şeyle mutlu olmayan karamsar kadınsın" deyip işin içinden çıkar.


Evet evlilikte mutluluğa giden üç basamak vardır: "Duymak anlamak sevmek." "Duymak" insanı "anlamak" basamağına "anlamak"sa "sevmek" basamağına çıkarır.

Nasıl ki dilsiz ve sağır bir insanın dilini bilmediğinizden duyamazsınız. Duymadığınız için de anlayamazsınız.

Eşler de birbirlerinin beklentilerini duyup cevap vermezse eşin sürekli "beni anlamıyorsun?" diye sızlanmasına zemin hazırlar.

Böyle bir eş eşinin sadece madde boyutunda yanında olur. Ruh boyutunda ise yalnız bırakır. Ruh dünyasının gereksinimlerini yerine getirmez. Anlaşılmadığını düşünen eş ise kendisini yalnız hisseder. Yalnızlığın başladığı evlilikte ise ciddi problemler ortaya çıkar.

Eşler birbirini çok sevse bile birbirlerinin beklentilerinin ne olduğunu anlamadıkları için "Neden beni anlamıyorsun anlamak istemiyorsun? vb." tartışmaları arasında sevgileri de buza keser.

Birbirlerini anladıklarında beklentilerine cevap verdiklerinde aralarındaki tartışma kalkar. Anlayış güneşi sevgi buzunu çözmeye anlayış ateşi sevgi aşını pişirmeye başlar.

Genelde birbiriyle anlaşamayan eşler ayrı ayrı fert olarak mükemmel insanlardır. Fakat eş olarak bir araya geldiklerinde birbiriyle anlaşamaz hatta ayrılırlar.

Prof. Nevzat Tarhan'ın çok güzel bir tespiti var. Aileyi orkestraya benzetir. Eşlerin her biri çaldıkları enstrümanı tanır bilir ve dilinden anlayarak çalarsa o orkestrada uyum olur. Aksi halde ortaya kulakları sağır eden bir ses çıkar. Ki böyle bir orkestranın olduğu ortamda bulunanlar orayı terk eder.

İşte ayrı ayrıyken mükemmel olan ama bir araya geldiklerinde anlaşamayan çiftler kendilerini o orkestranın bir parçası olarak kabul etmez. Çalacağı enstrümanın diğer enstrümana uyum sağlaması gerektiğini anlamadan bildiği gibi çalar. O zaman da eşler arasında uyum olmaz. Her kafadan bir ses çıkar. Aile curcunaya döner. Ve birlik beraberlik de bozulur.

Demek ki evlilikteki mutluluk formülü "duymak anlamak sevmektir". Bu formül evlilikte "biz" duygusunu harekete getirir.

Eşler "bizim evimiz bizim çocuğumuz bizim aşkımız bizim sevinç ve kederimiz" diye düşünür.

Aksi halde eşlerin "egoları" devreye girer. "Ben seni dinlemek zorunda değilim. Çünkü ben bilirim. Ben anlarım. Ben böyleyim. Beni böyle sev" düşüncesi oluşmaya başlar.

"Ben" duygusunun hakim olduğu ailede despot bir kral ve uyulması gereken kurallar vardır. Aile bireyleri o kurallara uymak zorundadır. Uymayan anında cezalandırılır.

Eşler "biz" dediği zaman ise katı kuralların hakim olduğu despotça baskı ortadan kalkar. Paylaşım başlar. Paylaşımın olduğu yerde ise huzur saadet ve mutluluk vardır. Çünkü "sıkıntılar paylaştıkça azalır." "Sevinçler paylaştıkça çoğalır".

Alıntı

__________________
BİLGİ GÜÇTÜR
sahra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2010, 19:06   #2 (permalink)
Moderator
 
Armine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2010
Mesajlar: 54
Standart

Kesinlikle doğru '' DUYMAK, ANLAMAK ve SEVMEK '' bunlar olmadığı sürece o evlilik sadece kağıt üzerinde basit ve anlamsız bir imzadan başka bişey değildir.
Paylaşımlar nekadar artarsa ilişki değer ve güven hatta sadakat kazanır.
__________________
Armine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-13-2010, 18:46   #3 (permalink)
Moderator
 
sahra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 793
Standart

Paylaşımın olduğu yerde ise huzur saadet ve mutluluk vardır. Çünkü "sıkıntılar paylaştıkça azalır." "Sevinçler paylaştıkça çoğalır".

yorumunuz için teşekkürler.
__________________
BİLGİ GÜÇTÜR
sahra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-20-2010, 14:38   #4 (permalink)
Moderator
 
mertmete - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 338
Standart

O zaman biz de bol bol paylaşalım ...
mertmete isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mutluluğa Giden Yolun Mukaddimesi sahra İslam Genel 0 06-16-2010 11:25
Yüce Allah'a Giden Yol Ümitle Başlar... müs@mm@ İslam Genel 0 12-16-2008 20:58


WEZ Format +2. Şuan Saat: 05:38.

A vBSkinworks Design

Web Stats