Konular: 2,182, Mesajlar: 5,706, Üyeler: 859
Online: 3
Ana Sayfa

Ana Sayfa     I     Forum Ana Sayfa     I     Forum Kuralları     I     İletişim


Geri git   Genç Beyinler - Bilgi Paylaşım Platformu > SAĞLIKLI YAŞAM > Kişisel Bakım > Cilt Bakımı

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-01-2010, 20:22   #1 (permalink)
Administrator
 
bookworm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 2,396
Standart Cildi genç tutmanın sırrı



Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Öztürkcan, cildin genç kalması için güneş ışınlarından sadece yazın değil, kışın da korunmak gerektiğini belirterek, ''Bol su içme, bol sebze ve meyve tüketme cildin nemlenmesine neden oluyor ve cildi genç tutuyor'' dedi.

Prof. Dr. Öztürkcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insan derisinin genetik yaşlanma ve çevresel faktörlerden dolayı yaşlandığını, genetik yaşlanma kişiden kişiye değişse de cilt yapısına bağlı olarak devam eden bir fizyolojik süreç olduğunu, çevresel faktörlere önlem alınması halinde yaşlanmanın geciktirilebileceğini kaydetti.

-''YAŞLANMANIN EN BÜYÜK NEDENİ GÜNEŞ IŞINLARI''-

Güneş ışınları, hava kirliliği, kimyasal maddeler, sigara, yetersiz beslenmenin cilt yaşlanmasında önemli etkenler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Öztürkcan, ''Yaşlanmanın en büyük nedeni güneş ışınları. Genetik yaşlanmayı önleyemiyoruz her ne kadar kök hücre çalışmaları gibi değişik çalışmalar olsa da şu an için bunu durduramıyoruz. Ama çevremizin derimize oluşturduğu zararlar çok fazla. Yaşlı görünmemizde bu etkenler çok büyük yere sahip. Biz bunları önleyerek deri yaşlanmasını önemli oranda geciktirebiliriz. 'Yaşlanmayacağız hep genç kalacağız' diye beklentiye girmemek gerekiyor ama dış etkenlerle oluşan yaşlılığı büyük ölçüde geciktirebiliriz'' dedi.

Cildi genç tutmak için koruyucu ve tedavi edici yöntemlerin olduğunu, özellikle zamanla deri kanserine de neden olabilen güneş ışınlarına karşı önlem alınması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Öztürkcan, güneşten korunmak için özellikle saat 10.00-15.00 arasında dışarı çıkılmaması, çıkarken de sık dokunmuş giyecekler giyilmesi, geniş kenarlıklı şapka, güneş gözlüğü takılması, ayrıca güneş koruyucu kremlerin de kullanılması önerisinde bulundu.

-GÜNEŞ KREMLERİ SADECE YAZIN DEĞİL, KIŞIN DA KULLANILMALI-

Yaz aylarında yoğun kullanılan güneş kremlerinin kışın da kullanılması gerektiğine dikkati çeken Prof. Dr. Öztürkcan, şöyle konuştu:

''Güneş derimizde serbest radikaller denilen hücreleri yıkan maddeleri açığa çıkarmakta ve yaşlanmaya neden olmaktadır. Bu etkiyle deri kanserleri ortaya çıkıyor. Bu yıkımı antioksidan denilen maddeler dengeliyor. Bu dengenin bozulduğu durumlarda vitaminlerin kullanılması gerekiyor. Pek çok kremde vitaminler bulunuyor. Vitaminler aslında ağızdan çok dıştan kullanıldığında daha fayda sağlıyor.

Ayrıca güneşe çıkmadan önce yüz ve açık alanlara güneş kremi sürmemiz gerekiyor. Güneş koruyucuların hayatımızda artık diş fırçalama, yüz yıkama gibi rutin yaptığımız uygulamalar gibi yerini alması gerekiyor. Hepimizin yanlış veya eksik bildiğimiz bir konuysa koruyucuların sadece yazın kullanılması. 'Kışın kullanmaya gerek yok zaten güneş fazla etkilemiyor' diye bir düşünce var. Rüzgarlı, bulutla havalarda, karlı ortamlarda da güneş yine zararlı ultraviyole ışınlarını yayıyor. Bu ışınlar zararlı etkenlerini kışın da gösteriyor. Bu nedenle koruyuculara kışın da devam edilmeli ara verilmemeli.

Dengeli beslenmeliyiz. Her çeşit vitamini almalıyız. Örneğin sebzeler, meyveler bunlar çok önemli. Yağ oranı yüksek gıdalardan uzak durmalıyız. Bol su içmeliyiz. Su cildin nemlenmesine katkısı olan bir madde. Kısacası güneşten sadece yazın değil kışın da korunma, bol su içme, bol sebze ve meyve tüketme cildin nemlenmesine neden oluyor ve cildi genç tutuyor.''

-''BOTOKS, DOLGU KISA SÜRELİ İYİLİK SAĞLIYOR''-

Cildi doğal koruma yöntemlerinin dışında tedavi edici yönlerin de bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Öztürkcan, peeling denilen soyma işlemi yapıldığını, dolgunun da bu amaçla kullanıldığını, ancak yapılan dolgunun sadece 4-6 ay etki gösterdiğini kaydetti. Dolgunun kişinin destek dokusunu artırarak katkı sağladığını, ancak zararlı da olabildiğine dikkati çeken Öztürkcan, ''Dolgu alerjik kişilerde reaksiyon oluşturabiliyor. Yabancı cisim gibi algılanıyor. İstenmeyen yan etki gösterebiliyor. Deri kırışıklığının giderilmesinde kullanılan yöntemlerden biri de lazer. Ayrıca botoks da kullanılan yöntemlerden biri. Botoks da kişiye 4-6 ay arasında bir iyilik hali sağlıyor'' diye konuştu.

Kaynak: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
bookworm isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-30-2010, 22:19   #2 (permalink)
Moderator
 
mertmete - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 338
Standart

O zaman hiç güneşe çıkmayalım cildimiz genç kalsın
mertmete isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
cilt bakımı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


WEZ Format +2. Şuan Saat: 04:04.

A vBSkinworks Design

Web Stats